Donnerstag, 13. Dezember 2012

Bildiğiniz gibi değil bu Honk!

Senenin bilmem kaçıncı gribi tuttu beni. Actimel içmek gerek! Hastalanmanın zamanı da hiç değildi- ama zaten hiç değil, tabii ki degil... 
Şaşırmamak lazım aslında! Uni- evimde kalorifer bozuk. Babam telefonla talimat verdi, ben tamir ettim. Şimdi ikide bir tamir ediyorum. Günde en az iki defa. Derdimi babamdan başkasına açmayı düşünmüyorum çünki.
Baba can`dır. Başkaları Honk`dur-  inan uğraşılmaz! 

Son bir hafta kaldı burada geçireceğim, sonra başka mekan. Özlicem burasını… yeşilimi, pembemi, kokusunu buranın, kapıyı açtığımda yüzüme gülümseyen yalnızlığı, aklına estiğinde avazı çıktığı kadar bağıran sessizliği, buraya dair gerçekleştiremeyeceğimi bildiğim hayallerimi, bozuk da olsa kaloriferi… anlıyacağın
hüzünlüyüm biraz - şaşıyorum küçücük algılara duyubildiğim sevgilere, açıkcası pek normal gelmiyor bu bana ama konumuz şimdi bu değil...

Kar yağmış her yere. Bir tek buraya uğramadı. Usulca cama vuran oluyo bazen geceleri- o zannediyorum. Sabah karşılaşacağım manzarayı rüyalarıma nakş ederek bölündüğü yerden uykuma devam ediyorum. Sabah yağmurun izlerini görünce biraz buruk başlıyorum güne…

Bu arada evet, blogumla konuşuyorum... ne var?

3 Kommentare:

  1. kar hep özlemle beklediğimiz,
    hep nazlanan..

    AntwortenLöschen
  2. Öyle :) belki de tam bu yüzdendir bekleyis...

    AntwortenLöschen
  3. :) çok zevkli bi şeydir blogla konuşmak

    AntwortenLöschen